Gerçek Bir Öykü ; Ölümsüz Aşk. . .

Kapıdan içeri, ilk o girdi.Beyaz tenli, mavi gözlü oldukça güzel bir kızdı.Bütün gözler ona çevrildi.Toplantı salonundaki veliler, iç çekerek baktılar genç öğretmene…Konuşma kürsüsüne geldi ve çocukların eğitimi hakkında konuşmalar yaptı.O kadar güzel bir kadındı ki herkesi büyülemişti.Salon pür dikkat onu izliyordu,nefes alışı bile duyulabiliyordu.

Konuşma kürsüsünden indikten sonra büyük bir alkış aldı.İlk öğretmenlik yılı olduğu için, bu alkışı gözyaşı ile karşıladı.Mutluydu,istediği yerdeydi.Tıpkı annesinin ona vasiyet ettiği gibi, bir köyde görev yapıyordu.

Zamanla köy halkı tarafından çok sevildi.
Gözleri, saçları, duruşu ..Ayrı bir güzelliği vardı genç öğretmenin.

Derken isteyenleri olmaya başladı.Onu gören her genç erkek kendisine aşık oluyordu.Fakat genç öğretmen kimseyi istemedi.Üniversiteden kalma kırık bir aşk hikayesi vardı, kimseye güvenemiyordu.Kendi kabul etmek istemese de kırık aşk hikayesini unutamamıştı..Sevdiği adam da genç öğretmeni seviyordu ama aralarında tatsız olaylar yaşanmıştı, geri dönülmesi imkansızdı.

Genç öğretmen, köy okulunun eksiklikleri için duyarlı bir milletvekiline mektup yazarak, yardım istemişti.Milletvekili duygu yüklü, güzel bir dille kaleme alınmış mektubu alır almaz köye gitmek için yola çıkmaya karar verdi.Milletvekilinin yurt dışında eğitim gören oğlu da bu seyahatinde babasına eşlik etmek istedi ve beraber aynı gün köye doğru yola çıktılar.Milletvekili, köye gelmeden önce kendisine mektup yazan genç öğretmen hakkında bilgi topladı.Herkesin onu bu kadar ilgi ve şefkat ile anlatmasına hayran kalmıştı.

Milletvekilinin geleceğini haber alan köy muhtarı, köy girişinde vekili ve oğlunu karşıladı.Onlar için hazırlattığı misafirhaneye yerleştirdi.Vekil, bir an önce öğretmeni görmek istediğini söyledi.Muhtar, vekil ve oğlunu köy okuluna götürdü.Vekil, okul girişinde müdür tarafından karşılandı, az sonra genç öğretmen kapıdan girdi.Vekilin oğlu genç öğretmenden gözlerini alamadı,işin aslı öğretmen de vekilin oğlundan hoşlanmıştı.milletvekili köy okulu için elinden gelen bütün yardımı yapacağına,tamamlanmadan köyden ayrılmayacağına  dair, genç öğretmene söz verdi.vekil, oğlundan okul eksiklikleri için bir liste yapmasını istedi.Vekilin oğlu genç öğretmenle beraber okulu gezerek eksiklikleri bir bir not aldı.Okulun eksikliklerinin tamamlanması 1 hafta sürdü.1 hafta içerisinde öğretmen ve vekilin oğlu birbirlerini ssevmeye başladılar.Vekilin oğlu öğretmeni görmeden uyuyamıyordu.Hastalıklı bir aşktı onunkisi..

Okul eksiklikleri tamamlandığında, vekil ve oğlu için gitme vakti gelmişti.Vekilin oğlu öğretmen ile evlenmek istiyordu.İstanbul’a döner dönmez babasına konuyu açtı.Vekil yurt dışında master yapan oğlunun, bir köy öğretmeni ile evlenmesini kabul etmedi. Aslında öğretmenin güzelliğinin baş döndürecek düzeyde olduğunu ve sadece güzelliği ile değil konuşmalarıyla da insanları kendine hayran bıraktığını görmüştü.Vekil oğluna bu evliliği onaylamadığını, eğer bu evlilik olursa evlatlıktan reddedeceğini söyledi.

Vekilin oğlu erkan, herşeye rağmen öğretmen ile evlenmek istiyordu.Onu göremediği zaman  nefes alamadığını hissetmeye başladı, öğretmen kız, erkan için adeta yaşama sebebi haline gelmişti.

Hastalıklı bir aşka dönüşmüştü sevgisi..Kimsenin öğretmen ile konuşmasını, onu görmesini istemiyordu.Babasını ve ailesini karşısına alıp, genç öğretmenin yanına giderek,ona  evlenme teklif etti.Öğretmen, Erkan ile maddi uyuşmazlıklarının ilerde sorun yaratacağını da düşünerek evlilik teklifini kabul etmedi.Erkan, herşeyden vazgeçmişti onun için..Öğretmende onu çok seviyordu ama ayrı dünyaların insanlarıydılar…

Erkan, perişan bir halde İstanbul’a döndü.Yurt dışındaki eğitimine ara verdi.Kendini kaybetmiş gibi davranıyordu.Zamanla ailesinden uzaklaştı,kendini içkiye vermişti.Her gece öğretmeni düşünüp ağladı..
Evine yine sarhoş olarak döndüğü bir gece, babasının beylik tabancısını şakağına dayadı ve intihar etti…

Erkan hastaneye yetiştirilirken, babası başucunda kendini suçladı hep..Ambulansta kalp atışları zayıfladı,ölümle yaşam arasındaki ince çizgideydi erkan..

Yurt dışından en iyi doktorlar getirildi.Erkan’ın ameliyatı başarı ile geçmişti ama beynine saplanan kurşun çıkarılamamıştı.Aylarca kendine gelemedi.3 ay sonra konuşmaya başladığında ilk sözcüğü ;

“-hilal ” oldu.

Hilal genç öğretmenin adıydı.

Hilal, intihar olayını televizyonlardan duyduktan sonra, hastaneye erkan’ı görmeye gelmişti.Erkan’ın milletvekili babası Hilal’in oğluna yaklaşmasına izin vermedi.

-Git burdan oğlum senin yüzünden burada, Defol! dedi.

Hilal, gitmek istemiyordu.Vekilin güvenlikleri tarafından zorla hastaneden çıkarıldı.Çok ağladı hilal…Hastane kapısında üzüntüden bayıldı..

Erkan aralıklarla gözünü açıyor ve yalnızca “Hilal” diyebiliyordu.

Aylar sonra konuşmaya başladı.Hep hilal’i görmek istiyordu.Hilal hastaneye her gelişinde erkan’ın babası hilal’i uzaklaştırdı.Hilal’in oğluna yakınlaşmasından korkan vekil, genç öğretmenin tayinini uzak bir doğu kasabasına aldırmak için uğraştı,sonunda istediğini yaptı…Hilal uzaklara gitti.

Erkan 1 yıl sonra normal hayatına döndü.Geçen 1 yılda Hilal’i hiç görmemişti, ama onu hala çok seviyordu.Başkalarını sevemedi,Hilal’i aradı.Babası her defasında aramalarına engel oldu, ama erkan’ın bunda hiç haberi olmadı.

Hilal, doğuda bir köyde öğretmenlik yapmaya başladı.Kimsesizdi Hilal..

O da erkan’ı unutamadı…

Hilal erkan’ın ailesinin onu istemediğini görmüştü, erkan dan uzak durmalıydı ama erkan onu buldu.Yanına gitti.Genç öğretmen hayatının en zor konuşmasını yaptı ve erkana onu sevmediğini söyledi canı yana yana..

Erkan’ın umutsuzca yine geri döndü.Sevdiği kadının onu sevmediğini duymak onun için ölümden de beterdi.Rutin kontroller için gittiği doktorundan kanser olduğunu öğrendi erkan…Evet erkan kanser olmuştu ve vucudu bu hastalığını ister gibi gittikçe yayılıyordu,tedavisi bulunamamıştı..

Babası oğlunun günden güne eridiğini görünce, Hilal’in yanına gidip yalvararak onu özel uçağı ile erkanın yanına getirdi.Hilal çok ağladı.Erkan la birbirlerine sarılarak, birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini söylediler.Hiç bırakmamacasına sarıldı erkan, sevdiği kıza..

“-Seni çok seviyorum Hilal ” dedikten sonra gözleri kapandı ve düştü yere..

Artık kalbi atmıyordu.Meğer Ölmek için sevdiği kadının gelmesini bekliyormuş..Hilal,kollarının arasından kayıp yere düşen Erkan’a baktı sarıldı ve öptü onu.Atmayan kalbini hissetti..Hayat onun için bitmişti.Boncuk boncuk gözyaşları döküldü mavi gözlerinden…

….
Erkan’ın cenaze alayı kalabalıktı.Zamanın bütün milletvekilleri ve sanatçıları oradaydı..

Erkan’ın cenazesi kabire getirildiğinde, Tabuttan çıkarılırken, Hilal fenalaştı.Sevdiği adamın bedeni toprağa koyulmuştu, aklını kaybedecekti..Kefene sarılmış bedeninin üzerine toprak atılırken haykırdı.

“-Yapmayın! ne olur yapmayın ” dedi.Hıçkırarak, haykırarak ağlıyordu..

Ölü bedeninin üstü toprakla kaplandıkça, canı daha çok yandı.Sevdiği adam yoktu artık…toprakla üstü kapatılıyordu.

-“Allahım bu nasıl bir acı” diye haykırıyordu.

Müstakil, tutkulu  bir aşktı onların ki, toprak erkanın bedenini kapladıkça Hilal haykırışlarla direniyordu yaşam denen döngüye…

……………..
Devam edecek

yazar:Neşe Tuana

(Kısaltılarak anlatılmıştır,Erkan‘ın ruhuna ithafen…Bu öyküdeki öğretmen adı değiştirilmiştir.)

Sana yazdım evet..belki ölmeyen ruhun duyar diye….belki beni anlarsın diye..

About yazdikcayasiyorum

yazdıkça yaşıyorum
Bu yazı Yazar Yönüm, Yaşanmış Gerçek Hikayeler içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Gerçek Bir Öykü ; Ölümsüz Aşk. . . için 5 cevap

  1. haykırış dedi ki:

    Babaya lanetler okudum, yüreğim daraldı çoğu yerde, çoğu kez..
    Neyse yazının sonunu çok merak ettim sabırla bekleyeceğim.
    Nefis bir paylaşım emeğinize sağlık.
    Sevgi ve saygılar

  2. selinka dedi ki:

    sevgili tuana sen benim blogumu izlemeye aldınmı bende tuhana diye yazan senmisin anlayamadım.sen degilsende canın sagolsun.sevgiyle mutlu kalın.

  3. Neşetuana dedi ki:

    Çok Teşekkür ederim.Beğenmenize sevindim.Devamı gelecek..
    Sevgiler..

  4. DuYGu dedi ki:

    Bu nasıl bi acıdır yaa! Devamını çok merak diyorum.Sevgiler…

  5. Neşetuana dedi ki:

    DuYGu; Teşekkür ederim.
    Sevgiler..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s